Çarşamba, Mayıs 23

Valar’lar, Maiar’lar… Ne ki ya bunlar?

Bugün, Tolkien‘in kurguladığı Orta Dünya evreninde bahsi geçen bazı terimlerden bahsedelim.

Öncelikle belirtelim, yazının başlığı aslında yanlış! Sıkça yapılan bir hata aslında bu. ‘Valar‘ kelimesi çoğul bir kelimedir ve tekili ‘vala‘dır. Aynı şekilde ‘maiar‘ kelimesi de çoğuldur ve tekili ‘maia‘dır. Valarlar şeklinde bir yazım aslında anlam olarak ‘valalarlar’ gibi bir şeye tekabül ediyor.




Tolkien’in kurguladığı bu evren, tek tanrı inancı üzerine kuruludur. Mutlak güç olan tek tanrının adı Eru‘dur. Eru kelimesinin anlamı “Tek Olan“dır. Yüzüklerin Efendisi serisinde Gandalf, Eru’dan bahsederken “Tek Olan” ifadesini kullanmıştır. İnsanlar kendisine genellikle Tanrı der. Elfler ise Eru isminin yanına Ilúvatar adını da ekleyerek kullanırlar.

Tek tanrı Eru’nun yarattığı ilk varlıklar ainur ruhlarıdır. Ainur kelimesi de tıpkı valar ve maiar kelimeleri gibi çoğuldur ve tekili ainu‘dur. Ainur ruhlarının sayısı bilinmez ve bu ruhlar arasında bir çeşit as üst ilişkisi mevcut. Bazı ruhlar konum olarak daha yüce, daha güçlü ve daha muteberdir. Hiyerarşiyi anlamak için bu ruhları kanatsız tasvir edilmiş meleklere benzetebilirsiniz.

Eru, zamanı gelince bu ruhlardan ulu bir müzik yapmalarını istemiştir ve bu müzik sonucunda ortaya çıkan şey; fiziksel dünya ve onun tüm tarihidir. Her bir ainu ruhu kendi teması ile ulu müziğe olumlu veya olumsuz bir şekilde katkıda bulunmuştur. Ancak bunu ainur ruhları idrak edememişlerdi. Eru, ainur ruhlarına işte müziğiniz budur diyerek tüm tarih sahnesini kısmen göstermiştir. Ve daha sonra Eru, yaratıcı gücünün bir temsili ifadesi olan Gizli Ateş ile dünyayı, ulu müzik doğrultusunda maddi olarak yaratmıştır.




Dünya yaratıldıktan sonra Eru, ainur ruhlarına başladıkları işi bitirmeleri için Dünyaya inin demiştir. Bunun sonucunda Dünyaya inen 14 yüksek mertebeli ruh ile sayısını bilmediğimiz maia ruhları, henüz müzikte düşledikleri gibi olmayan, işlenmek için bekleyen bu yere gelerek Dünyaya şekil vermeye başlamıştır. İnen bu yüksek mertebeli ruhlara valar ismi verilmiştir. “Güçler”, “Dünya’nın Güçleri” gibi anlamlara gelen valar kelimesi ilk başlarda Melkor için de kullanılırken daha sonraları Melkor valardan sayılmamıştır.



14 mü 15 mi konusuna da bir açıklık getirelim… Dünyaya inen yüksek mertebeli ruh sayısı 14. Ancak, Dünyaya inmeyi seçmeyen yüksek mertebeli ruhlar da mevcut ve en başında dediğimiz gibi ainur ruhlarının sayısını bilmiyoruz. Dünyaya inen bu 14 ruh yani valar içinden Melkor, Dünyayı tamamen kendisi için istediğinde, diğer valar ile ‘küçük bir tatsızlık’ yaşamıştır. Kısa bir süreliğine üstün gelmeyi başaran Melkor’u durduran ise, ilk başta Dünyaya inmeyi seçmeyen ama Melkor’un yaptıklarını görüp yardıma koşan vala Tulkas olmuştur. Herhangi bir yaratım olayında bulunmayan vala Tulkas ile birlikte Dünyada bulunan yüksek mertebeli ruhların sayısı 15 olmuştur. Melkor’un kötülükleri sonucunda ise dediğimiz gibi Melkor, valardan sayılmamıştır ve valar denilince Tulkasın da içinde bulunduğu diğer yüksek mertebeli ruhlar akla gelmelidir. Normalde cinsiyetleri yoktur ancak bedene bürünürken tabiatlarının bir gereği sonucu cinsiyet sahibi olmuşlardır.

Valar ile kıyasladığımızda maiar ruhları hakkında ise çok az bilgiye sahibiz. Maiar, genel olarak vaların tebası konumunda olan, valara hizmet eden ve vaların yardımcıları konumundaki alt mertebe ruhlardır. Saruman, Gandalf, Radagast ve Sauron gibi çoğumuzun bildiği karakterler aslında birer maiadır. Bunun yanında Gandalf’ın güncelleme almasına vesile olan arkadaşımız Balrog da bir maia ruhudur. Kitapları okumuş olanlarımız ise Melian ve Eönwe gibi bilinen diğer birkaç maiar ruhuna aşinadır.




Maiar ve valar yani kısaca tüm ainur ruhları var olmak için bedene ihtiyaç duymazlar. Sauron ile mücadelede Orta Dünya halklarına yardım etmeleri için gönderilen Istari (Saruman, Gandalf, Radagast, Alatar, Pallando) dışında, ainur ruhları için bir bedene sahip olmak zorunluluk değil bir tercihtir ve şekil değiştirebilirler. Ainur aynı zamanda elbetteki ölümsüzdür. Ancak, kitaplarda veya diğer yazılarda Sauron, Balrog ve Saruman gibi karakterlerin öldü veya yok oldu şeklindeki ifadelerle karşımıza çıkması kafanızı karıştırmasın. Sauron, Balrog ve Saruman birer maia oldukları için ölüm kavramıyla karşılaştıklarında aslında ölmemişlerdir, fiziksel bedenlerini kaybetmiş ve ruhları kabul görmeyip sürgün edilmiştir. Aynı şekilde, savaşı kaybeden Melkor da bir ainu ruhu olduğu için öldürülemezdi ve bu nedenle boşluğa sürgüne gönderilmiştir.

 Pelerin Dergi – Şubat 2018 #6