Salı, Haziran 19

İnceleme: The Guardians

Evet Rusya’nın ‘yerli malı yurdun malı’ diyerek kolları sıvayıp dünya süper kahraman akımına iz bıraktığı… şaka şaka. Ruslar ‘Komrad Putin bize niye almıyorsun’ demiş, ‘bizde niye yoh’ demiş, bir film yapmışlar. Yapmaz olsalarmış.

Gerçekten filmden bir kalite bekleyen yoktu ama bu filmi değil süper kahraman, sinema filmi falan diye yayınlamaları biraz ayıp olmuş. Ciddi manada televizyon filmlerinden hallice bir filmdi, hatta on üç yaş altı kitleye hitap eden filmlerdendi.

Adeta uzunca bir fragman havası aldım karakterler arasında. Senaryo adeta makineden çıkmış. İlk on dakikada falan filmde olan biten her şey adeta yüzümüze fışkırtılıyor. Üstelik o kadar yüzeysel ve banal ki… O kadar tahmin edilebilir ki, insan ister istemez filmin senaryosunu baştaki robotlardan birine yazdırdıklarını düşünüyor.

Sonra karakterlerin ilişkileri… Allah’ım… Ekip üyeleri zaten birbirini tanıyan kişiler olduğu için aralarında hiçbir diyalog kurma girişimi bile olmamış. Biri de zaten hafızasını kaybettiği için onu doktor ‘kendi haline bırakın’ demiş herhalde, kimse ona ilişmiyor. Ekibin bir toplanma sekansı var -ki o da beş dakika, ‘niye bu kadar kısa’ demeyin film 89 dakika zaten, dedim ya televizyon filmi- oradaki diyaloglar aynen şöyle ‘Eski ekibi topluyoruz, sen de gel’ ‘Tamam’ ‘Tşk’ ‘Ö.d’. Resmen bunu izliyoruz güya seyirciyi yakalaması gereken yerlerde.

Bir de tabii villain’ımız var… Olmaz olsun. Adamın makyajı aynen Doctor Who’daki Sontaran’lar gibi. Bir insana plastik bu kadar mı yakışmaz, adamın sahnelerinde gözümü kapattım  resmen. O kadar para harcamışsınız o plastik makyajın hali ne?!

Kahramanlar da direk yan sanayi: Bir çakma Flash’ımız var, aynı zamanda ninja (ne gerek varsa), bir çakma Susan Storm’umuz var, Hulk yerine Ayı’ya dönüşen bir bilim adamı, bir de taşı toprağı kontrol edebilen bir zat var… Al sana Avengers! Bu mu yani? Peh.

Bir de filmde, herhangi bir süper kahraman filminde şimdiye kadar gördüğümüz her türlü buhran var: güçlerini kaybedip yaralandıktan sonra tekrar iyileşen bir kahraman, torununun çocuğunu görmüş dede kahraman, süper formuna dönüşüp de bir gün tamamen o forma hapsolacağından korkan kahraman… Ya kardeşim Allah aşkına, kime yazdırdınız bu senaryoyu siz ya? Andrey Gavrilov… Adamın sadece iki filmi var yazılmış ve çekilmiş. Yani koskoca Rusya Federasyonu tarihinin ilk süper kahraman filmini yapıyor, başka yazar bulamadınız mı? Bu kadar mı Rus sineması yani? Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Puşkin, Gogol, Turgenyev… Adamlar mezarında ters döndü be kardeşim, ayıptır ya...

Yönetmenliği nasıl derseniz… Kurgu televizon filmi, hatta dizi ayarında. Düşene bir tekme de kurgucu atmış anlayacağınız. Renk fena değildi, onun hakkını vereyim. En azından ne yapacağını en çok bilerek hareket eden departman o olmuş herhalde. Görüntü idare ederdi vesselam, ki filme dair tek olumlu kanaatim de bu. O da olumlu sayılırsa…

Sonuç olarak, IMDb puanı 3.7 … Çok bile fazla. Yani on üzerinden iki veriyorum, biri bu işe niyetlenip gerçekleştirmeye cesaret ettikleri için, yani gerçekten medeni cesaretleri için, diğeri de görselliğine. Efektler falan idare ederdi çünkü.