Cuma, Haziran 22

İnceleme: Punisher Sezon 1 – En iyi Marvel/Netflix dizisi mi?

Justice League ile aynı gün yayınlanan Punisher dizisini sonunda izledik ve karşınızdayız. Şimdiden söyleyelim; İnceleme BOL SPOILER’lı, izlemeyen varsa iyi günler diliyorum. Genel bir inceleme yaparsam dizi kesinlikle harika olmuş diyebilirim.
Aksiyon sahneleriyle, harika yazılan karakterleriyle, güzel senaryosuyla bu dizi gerçekten olmuş. Daredevil 1. sezonundan daha iyi olduğunu düşündüğüm bu yapım Jon Bernthal’in oyunculuğuyla yüceliyor. Açıkçası dizi askerlerin psikolojilerini anlatmakta çok başarılı olmuş. Lewis Wilson’dan tutun Billy Russo’ya neyi neden yaptıklarını anlayabiliyorsunuz. Dizi ara ara harika flashbacklerle izleyiciyi gülümsetmeyi başarıyor. Hadi detaylara geçelim…

İlk bölüm aksiyonla başlayıp aksiyonla bitiyor, karakterleri tanıtıyor ve Frank’in travmasını açıklıyor. Lewis karakterine iyi bir başlangıç yapıyoruz en yan karakterlerin bile olayını anlıyoruz. Frank’in tepkisizliği ve artık işim bitti hali çok iyi yansıtılmış. Sondaki soygun olayı Punisher’ın geri dönüşü için fena değil. Başlıyoruz…

Söylemeden edemeyeceğim jenerik gerek sahneler gerek müzik açısından Daredevil ile rahatlıkla kapışır diyebilirim. Micro şekil bir başlangıç yapıyor bir an ana kötü olacak diye düşünseniz bile çok geçmeden niyetinin iyi olduğunu anlıyorsunuz. Frank çok şüpheci ve bu çok normal hayatında olan çok az adam var ve çoğu ona kazık atmış artı hemen bir düşman belirleyip öldürmek istiyor ki iş uzamasın. Frank Curt ile konuşmaya gidiyor ve adamımız gibi adamların yaşadıklarını anlıyorsunuz, insan savaş gördükten sonra her şey tamamen değişiyor ne kadar aksine çabalasan da. Bu arada Ajan Madani ve ortağı olayı çözmeye çalışıyor ve Madani’yi sevmesem de kadının işinde iyi olduğunu kabul etmeliyim. Anvil’de Madani Russo’yla tanışıyor ve bunların dizide sevişme sahnelerinin olacağını anlayabiliyoruz. Russo Frank’in yaşadığını bilmiyor ve gayet iyi bir adam gibi yansıtılıyor dizinin ilk bölümlerinde. Micro’nun ailesi ilk defa göründüğünde tüm dizide büyük rol oynayacaklarını fark etmiyoruz ama bu Zach denen çocuk çoğu bölümdeki gibi yine bir ergen modunda. Bu karakterler olmasa olur muydu? Olurdu ama karakterlerin normal yaşamlarının gösterilmesi bazen hoşuma gidiyor doğrusu. Bu boşlukta Frank çakallık yapıp Micro’nun karısına gidiyor ve koz elde ediyor Micro’nun kameraları da her yerde… Carson Wolf Frank tarafından güzelce öldürülüyor. Erken gitti diyebilirim. Micro Frank’in oyununa dayanamayıp hata yapıyor ve çıplak sahnelerine giriş yapıyoruz.

Micro’nun orjinini öğreniyoruz. Billy ve Curt konuşuyorlar. Açıkçası tüm dizi boyunca bu iki adamı çok sevdim fakat Billy düşman olmasa favori karakterim bile olabilirdi. Lewis ilerliyor fakat yanlış adamla olduğunu anlamak zor olmuyor. Yine bir flashback sahnesiyle şerefsizimizi görüyoruz. Frank keşke öldürebilseydi diyenlerdenim ben de tabii ki. Frank ve Micro ortak oluyor ve işler karışıyor. Lewis karakteri büyümeye devam ederken yine Turk reisi görüyoruz. Yunan espirisi komikti gerçekten. Silah soygunu başarısız. Frank ortağının evine her fırsatta gidiyor ve Sarah ile bir şeyler olacağı bu bölümden anlıyoruz.

Lewis Anvil’e katılmaya çalışıyor ve öne çıkıyor. Curt Lewis’i Billy aracılığıyla attırıyor ve Lewis çocukça sinirleniyor ama onu anlayabiliyoruz. Homeland operasyonunu tek başına çökerten Frank ve Micro silahları alıyor ve bu sıkıntı bitiyor.

Madani ise Frank’i tanıyıp araştırmasına devam ediyor. Madani Frank’i ekipten gizliyor çünkü güvenmiyor ve her yerde böcekler var, mantıklı. Tuzağı fark edemeyen şerefsizin yaşadığını ve CIA’in önde gelenderinden olduğunu görüyoruz. Frank hala ailemizle samimi durumda. Madani Frank için Karen ile tanışıyor. Frank suçluluk duygusu duyuyor normal olarak. Her gün Punisher’ımız için yakıyoruz. Başı sağ olsun. Frank ve Micro, Gunner’ı buluyor ümitli de olsalar adamın öleceği çok açıktı. İyi ok atıyordu ama rahmetli. Micro yaralı Frank’i kurtarmayı başarıyor ve bu bölüm de bitiyor. Frank kurtarılırken Billy de Madani‘ye vuruyor ilişkileri ilerliyor. Billy Frank’in yaşama ihtimalini öğreniyor ve yavaştan kötü olduğunu belli etmeye başlıyor. Lewis, O’Connor ile birlikte broşür dağıtıyor fakat Lewis tutuklanıyor ve yine sinirleniyor. Billy Frank’i anons ediyor Frank onu işe dahil etmek istemiyor. Curt, Frank’e Billy ile konuşmasını söylüyor ve Billy yeni kimlik verelim gibisinden bir teklif sunuyor. Lewis ise yalancılığından ve adiliğinden dolayı O’Connor’ı öldürüyor.

Billy Rawlins ile çalışıyor… Frank askeri üsse sızmaya hazırlanıyor fakat bu işi asker öldürmeden yapmak istiyor. Bunun sebebi çok açık ve anlaşılabilir bölümün devamında bir askerle karşılaşıyor ve gerçekten güzel bir sahne olmuş. Jon Bernthal o kadar iyi oynamış ki adamın askeri vurduğunda yüzündeki acıyı görüyorsunuz. Morty diye bir karakter görüyoruz. Öleceği belli olan bir karakter ama Billy’nin iş bitirici hallerini göstermek için iyi bir bahane. Frank Rawlins’i buluyor ve bir mermi atıyor. Güçlendirilmiş cam mermiyi içeri almıyor ve yine ölmüyor.

Billy ve annesiyle bir sahne izliyoruz fakat bunun dizinin devamında hiç etkisi olmuyor. Kafamda soru işareti kalan çok az sahneden bir tanesi… Frank Sarah ile içmeye başlıyor ve kadının öpeceği açık Frank’ten bir hamle beklerdim açıkçası. Öpüşme olayından sonra Frank ve Micro inişli çıkışlı bir sahne yaşıyorlar. Madani’yi dinleyen Billy, Frank’i öldürmek için harekete geçiyor fakat Madani ona oyun oynuyor ve tuzağa düşuyorlar. Sam ölüyor ve sadece Billy kaçabiliyor. Sam’i az çok seviyordum açıkçası. Zach çığrından çıkınca Frank konuşmaya çalışıyor fakat çocuğu yanlış anlıyor. Sonrasında durumu kurtarıyor biraz fakat çocuk pek değişmiyor. Lewis bomba patlatıyor ve Karen ile iletişime geçmeye çalışıyor. Çocuk korkak olduğu ve başka bir yol bilmemesi bunu yapmasını normal kılıyor yani Lewis Punisher gibi savaşabilecek kadar yürekli bir adam değil. Frank bombadan haberdar olunca sivillerin ölmesinden dolayı bu hareketi çok yanlış buluyor ve Lewis’i bulmaya çalışıyor. Curt Lewis’in bombalı saldırılarını öğrenince onu buluyor ve konuşmaya çalışıyor fakat işin sonu kavgayla bitiyor. Kavga bayağı gerçekçi açıkçası normal hayatta kavga yaşansa olabilecek şeyler… Curt bacağından dolayı kavgayı kaybediyor maalesef ve Lewis onu bombayla birlikte bağlıyor.

Frank Curt’ü buluyor ve Lewis ile konuşuyor. Lewis ikna oluyor çünkü ilham aldığı adam ona yapmamasını söylüyor. Ben de orada olsam aynı tepkiyi verirdim diyebilirim. Curt’ün kopuk bacağının hikayesi beni şaşırtmayı başardı. Frank Curt’ü kurtarsa bile yaşadığını tüm dünya öğreniyor bu arada Micro Madani ile buluşuyor. Sağlam bölüm olmuş. Lewis senatörün toplantısına baskın yapıyor ve bu olayla ilgili farklı hikayeler ortaya atılıyor. Karen gazete ve radyo işinden dolayı çağırılmış fakat olaylar olaylar… Lewis de Frank de bayağı sağlam geliyorlar. İşin aslını ve devamında yaşananları görüyoruz. Aksiyon sahneleri yine çok iyi olmuş. Frank binadan ayrılırken Madani önüne çıkıyor. Frank tam kaçacakken headshot yiyiyor vuran da Billy Bey. Frank Billy’nin artık iyi olmadığını anlıyor fakat bu arada Russo Madani’yi vurmaya hazırlanıyor. Polis Frank hariç diğerlerini alıyor. Madani de Russo’yu çözüyor.

Frank Karen’ı bulmaya gidiyor ve onu Lewis ile buluyor. Yine söylemeden edemeyeceğim dizi müzikleri çok sağlam olmuş yani gerçekten çok az eksisi olan bir dizi izliyoruz. Bu bölüme Frank’in ihanete uğrayışına tepkisini göstererek başlamışlar, güzel. Madani de Russo’ya kızgın… Rawlins tabii ki Russo’yu gözden çıkarmaya hazır. Sarah ve Zach Rawlins ve Russo tarafından kaçırtılırken Frank Punisher logosunu çizip avlamaya hazırlanıyor. Frank ve Micro kaçırıldıklarını anlayınca Micro kız çocuk ile buluşmaya gidiyor.

Frank bulundukları yere tuzak kuruyor ve Billy’nin adamlarını gafil avlıyor. Harika bir dövüş sahnesi de adam fazla güçlü, yaraları onu hiç etkilemiyor yani bunu bilerek mi yaptılar bilmiyorum ama çok fazla olmasa da rahatsız oldum diyebilirim. Frank Madani’yi arıyor ve efsane bir bölüme geçiyoruz. Frank bildiklerini anlatıyor fakat Micro önce ailemi istiyorum tribine giriyor. Sonrasında Madani ile plan kurup değiş tokuşta vuruluyor. Ölmediği çok belli açıkçası fakat eminim ki eğer öldüğüne inanmamızı isteselerdi, inanırdık. Frank değiş tokuştan sonra işkence görüyor, güzel sahneler.

Rawlins gelip Frank’i dövmeye başlıyor sonra Frank akıllıca bir hamleyle Billy’den çabuk ve hızlı ölüm sözü istiyor. Şifreyi giriyor ve bam! Rawlins’in omzunun altında bıçak… Bu arada şifre görüntüleri Homeland’e veriyor yani tüm plan buydu. Rawlins de yarasına rağmen vurabiliyor rahat rahat bu da şaşırtıcı belki de hata ama önemli değil pek. İşkence sahnelerinin arasına Maria’nın sahneleri koymaları çok güzel Frank’in psikolojisi gerçekten iyi yansıtılmış. Billy sözünden bahsedince Rawlins ile tartışıyorlar ve bu Billy’nin Frank’i serbest bırakmasına neden oluyor. Frank Rawlins’i öldürüyor fakat sahne o kadar muhteşem ki… Maria sahneleri giriyor, evim burası muhabbeti dönüyor, arkadaki soundtrack harika daha ne olsun ki. En iyi bölümün 12. Bölüm olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Homeland hangarı basıyor ve Frank’i kurtarıyorlar. Ağır yaralı olan Frank’i Madani’nin babası kurtarmak zorunda kalıyor. Billy kolundan yara alıp kaçmayı başarıyor bu arada. Billy Curt’ün evini basıyor fakat Frank bu hamleyi tahmin edip çatıdan sniper ile müdahale ediyor.

Bire bir dövüş için Billy, Frank’in ailesinin öldüğü lunaparkı seçiyor. Flashback sahneleri yine güzelce serpiştirilmiş bu bölümde de. Billy vs Frank sahnelerinin ortasında Madani geliyor ve tek yiyiyor Billy’den. Son dövüş sahnesinin başları başa baş giderken Frank aynayı önce sokup sonra aynayla öldüresiye dövüyor Russo’yu. Madani kurtarılıyor, Russo komada, Frank ve Micro’nun ailesi iyi. Mutlu son… Mutlu son bekliyor muydun diye soracak olursanız Madani ölür diyordum açıkçası Frank’in ölmeyeceği iki iki dört o yüzden şikayetçi olacak pek bir şey görmüyorum. Toplamak gerekirse müzikleri ile karakter gelişimleri ile aksiyon sahneleri ile flashbackler ile bizi heyecanlandıran bazen psikolojik açılardan düşündüren adaleti sorgulattıran büyüleyici bir dizi olmuş. Puan: 9.0/10