Çarşamba, Mayıs 23

İnceleme: Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales

Yıllardır merakla beklenen Karayip Korsanları’nın beşinci filmi nihayet bu cuma vizyonda! Biz de orijinal ismi ‘Dead Men Tell No Tales’ (ölü adamlar hikaye anlatmaz) olup ülkemizde ‘Salazar’ın İntikamı’ başlığıyla vizyona giren filmi izleyip sizler için inceledik!

Şahsım adına, benim çocukluğum fantastik filmlerin altın çağında geçti; Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter ve hatta Narnia… Ve şüphesiz bu fantastik filmler kuşağının vazgeçilmez bir parçası da Karayip Korsanları idi. Bugün bu fantastik furyasında bayrağı sırtlamış tek başına taşıyan tek yapım Game of Thrones olsa da, o dönemde biz hem muhteşem hikayeler, hem muhteşem görsel efektler, hem de hayalden ibaret olduğu için vazgeçilmez olan destansı maceraları bu saydığım filmlerle takip ederdik.
Sonra ne oldu? Bu seriler birbiri ardınca final yaptılar. Çünkü her güzel şeyin bir ömrü vardır, onlar kendilerininkini doldurmuşlardı. Fakat insanların özlemi o denli büyüktü ki, önce Orta Dünya orijinal üçlemenin yerini asla tutamayacak Hobbit ile geri döndü, sonra Harry Potter dünyası da uyduruk bir tiyatro oyununu sekizinci kitap olarak duyurma gafletine düştü ve orijinal serinin ancak gölgesi olabilecek fantastik Canavarlar re-make’i ile çıktı karşımıza.
Karayip Korsanlarının akıbeti ise biraz daha farklı. Açıkçası onu diğerlerinden farklı kılan en önemli özelliği sadık kalması gereken yazılı bir kaynak materyalin olmaması. Konsept olarak 60’larda yayınlanmış bir televizyon dizisinden uyarlanan Karayip Korsanları serisi, zaten özünde daha bağımsız maceralar içeren, filmlerin kendi içinde bütünleşik olduğu bir film serisiydi. Birbirini tamamlayan filmleri sadece ilk üçlemesiydi. Sonraki filmler sipariş üzerine geldiler.
Evet, sipariş üzerine geldiler. Zira ‘Dünyanın Sonu’ filmiyle 2007’de final yapan orijinal üçlemenin ardından bir devam filmi beklenmezken, filmin hayranlarının tam dört yıl boyunca yaptığı lobicilik çalışmaları meyvesini verince, dördüncü film ile 2011’de geri döndüler. Bundan biraz sonra ortaya çıkan beşinci film anonsundan filmin vizyon tarihine ise tamı tamına altı yıl geçti.
Bu sürede yapım, çeşitli sebeplerle aksadı, hatta Jonny Depp’in geçirdiği bir rahatsızlık sonucu uzun bir süre durdu. Ve nihayet, ülkemizde 26 Mayıs 2017 tarihinde vizyona giriyor.
Filmi izlerken nasıl bir hissiyat oluştu derseniz… Eğri oturup doğru konuşalım, bu film size farklı bir şey vermeyecek. Hiçbir zaman da muhtemelen beklediğinizden farklı bir şey bulamayacaksınız bu seride, artık iyiden iyiye bir döngüye girmiş vaziyette Karayip Korsanları. Eğer farklı bir şey görmek istiyorsanız artık, hayal kırıklığına uğrayacaksınız baştan söylemesi.
Ama bu filmin ilk üç filme olan benzerliği açıkçası bu filmi dördüncü filmden daha çok beğenmeme sebep olan faktördü benim için. Evet, çok bariz benzerlikler var -spoiler’lı yazıda detaylı bahsederiz ama- neredeyse orijinal üçlemeyi eğip büküp tek bir filme sığdırmışlar görüntüsü vardı Salazar’ın İntikamı’nda. Dolayısıyla ucu açık kalmadı. Pekiyi filme henüz girmeden bana ‘Yaşasın, Karayip Korsanları izleyeceğim!’ derdirten faktörleri film nasıl kullanmış?
Son derece tadında kullanmış, orası net. Bir kere Johnny Depp deyip birkaç saniye susmak lazım. İnanılmaz özgün ve yaratıcı karakterlere hayat verdi şimdiye kadar Depp, ama belki içlerinde en mühür rol Kaptan Jack Sparrow karakteriydi. Bu filmde bizi Jack’e çeken şey, onun hikayesinin başlangıcını görmemiz. Yıllar önce biz ilkokuldayken, Disney’in bir de Jack Sparrow’un gençliğini anlatan hikaye kitapları serisi vardı. Öyle çok severdim ki… İlkokuldayken kitap namına okuduğum birkaç şeyden biri o kitaplardır. Dolayısıyla genç Jack’i görmek, ve ihtiyarlığına dönüp onun ne kadar kaypak ve menfaatçi biri olduğunu izlemek keyif vericiydi benim için.
İkinci bir şey de uzun süredir hasret kaldığımız deniz savaşlarıydı. Dördüncü filmde bu seri de terk etmişti bu aksiyon sekanslarını kullanmayı. Ama muhtemelen Kaptan Salazar’ın Davy Jones’dan sonra buna en elverişli düşman olması hasebiyle buna dönmeyi tercih etmişler ve iyi ki de bunu yapmışlar. Salazar’ın tayfasının ve gemisinin eşsiz yetenekleri, ayrıca Davy Jones vari bazı ‘canavar salışları’ falan… dedim ya, bazı şeyleri tekrar ettikleri çok belli.
Yeri gelmişken oyunculuk performanslarına da değinelim… Johnny Depp, Geoffrey Rush, Kevin McNally, Orlando Bloom ve Keira Knightley gibi eski seriden tanıdığımız oyuncuların varlığı damağımızda bir hasret, bir neşe tadı bırakıyor gerçekten. Gerçi ilk üçü artık bu filmlerin demirbaş isimleri olmuşlardı. (‘-dı’sını spoiler’lı yazında konuşalım.) Ve gelelim yeni oyunculara… Kaptan Salazar rolünde Javier Bardem. Ödülleri, kariyeri, yeteneği- söylecek çok fazla şey yok. Genç oyuncularımıza … Önce Carina Smyth karakterini canlandıran Kaya Scodelario’dan bahsedelim. Carina bir gökbilimci, o dönemin kraliyetine karşı başardıklarıyla kadın erkek eşitsizliğine karşı bir sembol olarak ortaya konmuş bir karakter. Genç yıldız bu rolün hakkını vermiş diyebilirim, hikayede daha kilit bir rolü olduğunu ise daha sonraları anladık. Ve Brenton Thwaites… Genç aktör filmde Henry Turner karakterini canlandırıyor. Evet, kim olduğunu tahmin ettiniz ama ne kadar tekdüze ve yetersiz kaldığını hayal bile edemezsiniz. Yani ben ki Orlando Bloom’un oyunculuğunu vasat bulurum, maalesef Brenton onun tırnağı bile olamamış.
David Wenham’ı Saint Martin kraliyet donanması kaptanı Kaptan Scarfield karakteriyle çok haksız bir kısalıkta izledik, kariyerinde Yüzüklerin Efendisi, 300 gibi yapımları olan bir oyuncuya bu şekilde yazık edilmesi içimi burkmadı değil.
Ve filmin en önemli yanı: macera. Bu filmde bana macerayı çağrıştıran şey deniz mi, öteden beri hayran olduğum gemi savaşları mı, çok iyi kurgulanmış deniz mitolojisi ve efsaneleri ögeleri mi yoksa sadece ve sadece bu aşağıdaki efsane film müziği mi bilemem ama Karayip Korsanları
dendi mi benim aklıma gelen en önemli şey: evet bir maceraya atılıyoruz. Yıllar geçse de herhalde bir çocukluk anısı olarak bile tüylerimi ürpertmeye yetiyor. Yani aynı heyecanla izlemeyi başardım bu filmi. Her ne kadar aynı şeyin bir başka versiyonu olsa da… Eğer siz de Karayip Korsanları maceralarına özlem duyuyorsanız, izlemenizi tavsiye ediyorum.