Pazar, Haziran 24

İnceleme: Justice League (Spoilersız)

Bu filmden beklentiniz nedir bilmiyorum, fakat fragmandan tek bir fazlasını bekleyin derim: Superman. Film hakkında vereceğim tek spoiler budur. Superman geri döndü. Onun dışında fragmanda ne gördüyseniz film odur.
Not:* Bu yazı şiddetli biçimde Henry Cavill övgüsü içerir. Çizgi Evreni ekibi olarak fanıyız. Uyarmadı demeyiniz.

Bu dünya üzerinde insanın kurduğu her şey belli bir ihtiyaç üzerine kurulmuştur. Peki konumuz süper kahramanlar ise ve mevzu bahis olan çizgi roman aleminde kurulmuş ilk süper kahraman takımının modernize edilmiş hali yani Justice League olduğuna göre öncelikli olarak iki soru sormamız gerekiyor:
1) Kahramanlar niye vardır?
2) Kahramanlar neden takım olurlar?

 

Klasik hikayedir hem de en eskilerden; kötüler vardır, zarar verirler ve onlara karşı zarar görenleri koruyanlar devreye girerler, eğer Joker gibi nihilist ahlak penceresinden bakmıyorsanız da bu zatlara yani kötülere karşı savaşıp mazlumları koruyanlara biz insanlık olarak Kahraman deriz. Kahramanlar korur, kurtarır, insanlığın iyi halini yansıtırlar ve en önemlisi takdir edilip sembolleşirler. Hangi kahramanı severseniz sevin Superman, 80 yıldan uzundur bu sembolün süper kahramanlarla en alakasız insan için bile karşılığı olagelmiştir örneğin. Klasik kahramanın en önemli özellikleri onda toplanmıştır: bu dünyadan değildir ama bizdendir ve bizim gibidir, fazla güçlüdür hem de çok fazla güçlüdür ve her daim korumaya ve yardıma hazırdır. Bu tanım tabi ki geçiştirilmiş versiyonu, bundan çok daha derin yaklaşımlar ile de anlatabiliriz ama konumuz bu değil.

Peki ikinci soruya gelirsek kahramanlar niye birleşirler? Bunun cevabı daha derindir. Eğer Barry Allen gibi annenizi öldürmek ile suçlanan masum bir babanız varsa kafayı buna takar, bir şekilde asosyal bir nerd olup bir de süper güçler elde edince çok yalnız kalırsınız. Kahraman yalnızdır zira. Ben dahil hiçbir hiperaktif onun hızına yetişemez, bıraktım Usain Bolt’u ve diğer insanları. Ancak kahramanlar bu yüzden birleşmezler, arzu sadece görece tek taraflıdır. Aquaman gibi gönülsüz kahramanlar hele hiç yanaşmazlar takım olmaya. Onlar kendi aidiyetlerine bile yabancıdır. Kiminin kılavuza ihtiyacı vardır, çok kaybetmişlerdir ve durumun vakıfiyetini çabuk kavrayabilecek bir olgunluğa sahiptirler, Cyborg gibi. Kimisi takımlarını çoktan kurmuşlardır, çoktan kaybetmişlerdir ve bu yüzden mecbur kalmadıkça bir takıma ait olup başka insanları kaybetmeyi göze almak istemezler, Wonder Woman gibi. Peki ya Batman? O bu denklemin neresindedir? Marvel’da Iron Man’den tanıdığımız bir motivasyona sahiptir kendisi: bazen bir kahraman kendi grubunun ve aidiyetinin en iyilerindendir fakat yaklaşmakta olan kötülük için yetersizdir. Çaresizce ve bedenen, ölümlülük esaslı bir yenilgiden korkarlar. Kendilerinin varoluşu basit bir temele dayanır, korumak ve kurtarmak. Bunu yapamayan bir kahraman ne işe yarar ki? İşte bu çaresizlik motivasyonu Adalet Birliği’ni kuran temeldir, keza Avengers’ı da aynı şekilde.

Gelelim filmin kötüsüne yani Bruce Wayne’in farkındalıklı vakıf olduğu çaresizliğin sebebi olan Steppenwolf’a. Onu tanıttığımız yazımızı hatırlayacak olursanız kendisi bir öncü, Darkseid’ın psikopat generali. Geliş sebebi: Dünyanın dört bir yanına gizlenmiş üç kozmik kutuyu bulup, onları birleştirmek ve bizim doğa anamızdan milyon kat hızlı bir evrimleşme sürecine sahip olan başka bir ananın Dünyaya hakim olmasını sağlamak, başka bir deyişle H. G. Wells’in Dünyalar Savaşı romanından beri süregelen bir fikir, Dünyayı fetheden uzaylı tasviri. Emrinde kurbanlarından transform ettiği korkudan beslenen uçan zombiler ordusu Parademonlar ile amacına hizmet eden basite indirgenmiş bir çılgın. Niye basite indirgenmiş, çünkü görselini fazla animatik buldum ve motivasyonu boktandı. Bıktık artık motivasyonu olmayan kötülerden. Marvel kahraman odaklı film yapıp komediyle o müthiş oyuncuları harcarken de rahatsız oluyoruz fakat burada DC’den bahsediyoruz. Hoş değil düşman külliyatı bu kadar derin olan bir alemden kıytırığını sunmak. Ancak gelgelelim kendisi bütün dünya ordularının baş edebileceğinden fazlasına sahip. O yüzden alt etmek için süper güçleri olan ve olmasa da baş edebilecek birilerine ihtiyacımız var bütün Dünya olarak. Batman bak Superman yok, Dünya tehditlere açık, git bize kendine hayrı olmayanlardan bir takım kur, çaresizlik beslesin ve her nasılsa tesadüfi olarak hemen uyum sağlayın ve aranızda küçük sürtüşmeler espri niteliğinde olsun, herkes rolünü hemen çözmüş olsun bitti gitti.

İşte DC filmlerinin temel sıkıntısı bu. Ortada bir evren var, bu evren kurulmuş ve biz kurulduğu yeri görmüyoruz. Bir giriş yok, gelişme ve sonuç var. 20 yıldır Batman diye bir adam var Gotham’da biz o 20 yılı bilmiyoruz. Batman filmlerinin neden bu kadar sıkıntılı olduğuna şaşmamak gerek. Warner Bros çok riske atıyor her şeyi. WB karakterlerini tanımıyor. Temel sıkıntı burada. Disney öte yandan neyden bahsettiğini biliyor en azından. Beklenti şuydu bu filmden, Marvel’ın üzerine çok düşmediği ciddiyeti verebilmesiydi. Fakat burada motivasyonlar farklı olsa da Thor’un yerini Aquaman, Spider-Man’in yerini Flash, Black Widow’un yerini Wonder Woman, Demir Adam’ın yerini de karakter bazında Batman, güç bakımından Cyborg karşılamış. Yani kopya bir film izledik arkadaşlar. Açın aynı konuyu işleyen Justice League: War filmini, daha tatmin olmazsanız neyim. Çok daha kaliteli bir iştir ve karakterlerini tanıyan bir filmdir. Batman’in Zenginim esprisi hala kulaklarımı tırmalıyor.

Filmin akılda kalıcı sahneleri fragman ile aynı fazlasını çok beklemeyin. Batman Superman’in kendisinden daha insan olduğunu kabul etmiş, pişman ve onu geri döndürme derdinde. Bir taraftan da Wonder Woman’ı gazlayıp takımın başına getirmeye çalışıyor. Aquaman isteksiz. Karakterin yerilebilecek çok tarafı var fakat açıkçası Jason Mamoa’nın Aquaman’i pek kıymet verilmeyen bu güzelim karakteri tanıtmak ve yeni gelecek nesillerin sevmesini sağlamak bakımından iyi. O açıdan ileride çeşitli modifiyeler ile Aquaman artık hak ettiği değeri tam anlamıyla görecektir. Cyborg hoşuma gitti. Derin bir karakter aslında. WW onu şefkatlice yönlendirmeye çalışıyor. Uzaylılar ile bağı var teknolojisi gereği. Olgun bir karakter. Sevdirdi kendini. Flash ekipte yer almaktan mutlu, ekibin genç, geveze ve komiği o. Babası ile ilgili sıkıntıları var ve bir hayatı yok gibi, asosyal. Wonder Woman anlatmaya gerek olmayacak kadar candır. Çatışmaları var, Wonder Woman filminden daha olgun bir Diana izledik. Artık o Pollyanna hali gitmiş. Gal Gadot olgun Diana’yı en azı safı kadar güzel karşılamış. Ciddi ciddi Gal Gadot ve Henry Cavill olabilecek en iyi kastlardır. Hayran kaldım. WW Bruce’un arkasını topluyor. Bu kısma kadar güzel. Buradan sonra bir yerip bir övüp yazımı sonlandıracağım.

WTF? Arkadaşım manyak mısınız bu Batman nedir? O kendinden emin, cool adam gitmiş yerine uzaylılar ile savaşacak  panikataklı Iron Man gelmiş. Bu nasıl bir kafadır. Görsel birebir Arkham Batman’i, Ben Affleck Bruce Wayne’in dünya üzerindeki karşılığı, dövüş sekansları Batman’i anlatıyor ama Batman’in olmadığı bir şey varsa bu denli çaresiz olmasıdır. Açın Justice League War’ı izleyin. Tamam aynı şekilde feda etmeye hazırlar kendilerini ancak Batman hiç bu kadar çaresiz ve cool olmayan bir şekilde gösterilmedi. Ondaki sorgulama kendi hayatını insan gibi yaşamamış oluşu ile ilgili idi filmde. Buradan yürüyüp emekli etseler üzülmem. Çünkü Marvel isterse karakterlerini öldürür ama külliyatı 2030’lara kadar devam eder. Hatta Logan style bi yaşlıların dönüşü olur Tony Stark yaşlı bir şekilde falan dönebilir. Iron Man bilinmez iken Spider-Man’i geçip Marvel’ın maskot karakteri oldu. İyi tanıtıldı. Ama DCEU’nun öyle bir şansı yok. Kutsal üçlü bütün külliyatlarda en bilinenler. İsimleri bile ilk klasik olduklarını kanıtlar nitelikte; Wonder Woman, Batman ve Superman. O yüzden onlar açısından hataya yer yok. Batman’i dizi yapamıyorlar diye Arrow’u ona benzeterek piyasaya sürdüler unutmayın. Aktarması zor bir karakter sonuçta. Batman dışındaki herkes genç kadro, onlarla yürür o yüzden. Teen Titans’a varım ben mesela Cyborg için. Aquaman özgün bir şeyler çıkarsa devam etsin. Ama Ben Affleck Batman’ine geri dönülmez bir şeyler yapılmadan karakterin başına Batman’i azıcık olsun tanıyan birileri geçsin.

Bu filmin sevilebilir yanı Superman idi. Geri döndü. Hem de çok güzel döndü. Döndüğü yarı çıplak sekansı spoilersız anlatamam o yüzden yazmayacağım. Fakat arkadaşlar yok böyle bir şey. Gerçekten Amerikan hayali bir karakteri bir İngiliz canlandırır da Teksas’ın gülü nasıl bu kadar yüceltir, yüceltir coşturur. Ben en son bu coşmayı TDK Rises’ta Batman 8 yıl sonra dönüp ışıkları kendine göre ayarlayınca coşmuştum, hele müzikler… ve o müzikleri Hans Zimmer yapıyordu. Haklı gittin ama olmadı be reis sensiz bu müzikler olmamış. Bu film ile beraber Clark Kent ve Bruce Wayne arkadaşlığının kurulacağından enin olabilirsiniz. Justice League’in çizgisi güzel bir noktada. Batman ve Aquaman dışında pek bir sıkıntı yok. Birine modifiye, diğerine köklü değişiklikler lazım. Dawn of Justice ile ölümü gösterip Justice League ile sıtmaya razı etmişler. Film kötü değildi. Memnun ayrıldım. Salon doluydu, kimse şikayet ederek çıkmadı. Ama buram buram Marvel başladı bu işe, kıskandık biz de yapalım dedik ama artık yapıp yapabileceğimiz izlenebilir bir iş olsun yeter kafasında bir film gibi kokuyordu. Avengers, filmlerinden önce Justice League kadar bilinmiyordu. O yüzden filmler kötü bile olsa (Civil War gibi) tolere edebilme şansınız vardır. Fakat Justice League gibi bir Tanrılar Takımı eh işte bir filme, sırf izlensin diye kurban edilemez. İsterseniz yapın böyle filmler, zarar etmezsiniz. Biz izleriz ama tıkanırsınız ve evren uzun olmaz. Patty Jenkins’i örnek alın az. Yönetmen muhabbetlerini iki kez dinlemeyin diye spoilerlı yazıya bırakıyorum. Şimdilik sağlıcakla kalın.

Son Karar: Film güzeldi, en azından kötü değildi. Batman hayranı iseniz güzel olsa da çirkin gelecektir. Yine de puanım Henry ve Gal canlarımızın hatırına çok da düşük değil. Komedi dozu ayarlıydı. Ciddiyet ise yol kat edilmesi gereken düzeyde. Alelade bir süper kahraman filmiydi. Ama buna da şükür BvS sonrası. İzleyin. Önerin demiyorum, önermeyin de demiyorum. Herkes izlesin kendine has yorumunu yapsın. Şikayet edilecek çok şey var ama beğenilecek de çok şey var. Kast güzel, Batman sıkıntılı ve DCEU’in akıbeti daha iyi olacak bir yükselişe geçmiş bulunmakta. S gerçekten umut oldu.

Film Puanı: 7.5

  • Aquaman vizyon tarihi: 21 Aralık, 2018
  • Shazam! vizyon tarihi: 5 Nisan, 2019
  • Wonder Woman 2 vizyon tarihi: 13 Aralık, 2019
  • Cyborg vizyon tarihi: 3 Nisan, 2020
  • Green Lantern Corps. vizyon tarihi: 24 Temmuz, 2020