Çarşamba, Mayıs 23

İnceleme: Atomic Blonde: Seksi ve Dramatik

80’ler, soğuk savaş dönemi ve ikiye ayrılmış olan Berlin. İşte karşınızda dramatik bir casus filmi olan Atomic Blonde. The Coldest City adlı çizgiromandan uyarlanan Atomic Blonde’un yönetmen koltuğunda John Wick’in ismi geçmeyen yönetmeni David Leitch yer alıyor. Fragmanlarının tamamen aksiyon sahnelerinden oluşması sebebiyle aksiyon filmi etiketinin yapıştırıldığı Atomic Blonde sanılanın aksine dram, suç ve gizem filmi. 1 saat 55 dakika olan filmde aksiyon sahnelerine fazla yer verilmiyor. Filmin genel olarak beğenilmeme sebebi de aksiyon arayanların istediklerini bulamamasından kaynaklanıyor.

Film, soğuk savaş döneminde gizli servisin içindeki çürük yumurtanın yani çift taraflı casusun ortaya çıkarılmaya çalışılmasını konu alıyor. Bu konuyu da zamanında karışık bir halde olan Berlin’de işliyor olması ayrı bir heyecan katıyor olaya. Filmde mekanların, kıyafetlerin ve insanların dönemi çok iyi bir şekilde yansıttığını söylemeliyim. İliklerinize kadar 80’ler Berlin’inin kasvetli ve karışık havasını hissediyorsunuz.

Atomic Blonde, başrolde Charlize Theron ve James McAvoy olmak üzere John Goodman, Toby Jones gibi başarılı isimlere ev sahipliği ediyor. Charlize Theron’ın performansına söylenecek söz yok diyebilirim rahatlıkla. Filmin iyi yanlarının başında geliyor. Yaşına rağmen rolün altından başarıyla kalkıyor. Femme fatale ve casus karışımı olan karakteri kendisine çok yakışmış. James McAvoy ise her zamanki gibi bizleri hayal kırıklığına uğratmıyor. Filth filmindeki performansına yakın bir oyunculuk sergiliyor. Sofia Boutella ve Bill Skarsgård gibi genç Hollywood yıldızları da rollerinin üstesinden rahatlıkla geliyorlar.

Filmdeki şarkılar dönemin ruhuna o kadar uygun seçilmiş ki sizi alıp götürüyor. Açıkçası söylemek gerekirse Baby Driver’ın (bana göre) yapamadığını Atomic Blonde şarkıları ve sahne uyumu ile başarıyor. Filmden çıktığınızda tekrar tekrar dinlemek isteyeceğiniz pek çok sağlam parça mevcut.

Kamera kullanımı açısından kimi zaman dinamik kullanım tercih ediliyor ki onlar da yalnızca aksiyon sahneleri için oluyor. Filmdeki renk kullanımına bayıldığımı söylemeliyim. Özellikle bar ve otel odasındaki renkler sizi alıp götürüyor. Birçok sahnede ise perspektif kullanımı mevcut ki bu da beğendiğim ayrı bir özellik. Günümüzde pek çok filmde bu yapılmıyor.

Senaryo ve kurgu açısından bir Bond filmine oranla daha ağır ilerliyor. Bir Bond filmindeki kadar etkileyici bir senaryoya, bir baş kötüye sahip değil Atomic Blonde. Önceden de bahsettiğim gibi film yanlış lanse edildiği için ağırlığından dolayı zayıflıyor. Filmin sonunda yapılan twist ise fazla gereksiz olup, olmasa daha iyi olurmuş dedirtiyor.

Kısaca toparlayacak olursam: Atomic Blonde piyasaya aksiyon filmi görüntüsü ile sürülen fağır bir casus filmi. Senaryosu ile olmasa da oyunculukları ve şarkıları ile akıllarda bir süre kalacağına inanıyorum.

 

PUAN: 7/10