Cumartesi, Mayıs 26

DC Comics Evreni’ndeki 3 Farklı Unknown Soldier

Herkese tekrardan merhaba. Bu seferki yazımızda DC Comics ve Vertigo Comics evreninde yer alan aynı kod ada sahip üç farklı karakteri ele alacağız. Şimdi bu kod ad ise, Unknown Soldier… Bu adı kullanıp üç farklı zamanda ortaya çıkan üç tane de karakter var. Üçünün de ortak noktası yüzlerinin bandajlı olması ve ortalıkla silahları ile gezmeleri. Ortaya çıkış sırasıyla bu üç tane Unknown Soldier kim oluyor diye Deep Purple‘nin efsanevi parçası olan Soldier Of Fortune şarkısı eşliğinde okumaya başlayalım.



1.  Unknown Soldier 1

İlk sıramızda ilk Unknown Soldier olarak ortaya çıkan Unknown Soldier 1 yer alıyor. Bu karakterin gerçek ismi, gerçekten de bilinmemektedir. Hiçbir zaman da yazılmamıştır. Robert Kanigher ile Joe Kubert tarafından ortaya çıkarılmıştır. İlk kez DC Comics‘in savaş temalı çizgi romanı olan Haziran 1966 yılında Our Army at War #168
sayısında gözükmüştür. Son kez de Ekim 1982 yılında Unknown Soldier #268 – A Farewell to War! yer almıştır. Çizgi romanlardaki ömrü aslında uzun da olmuştur diyebiliriz kendisi için. Peki bu abimiz ne yaşadı da böyle oldu?



Unknown Soldier 1, İkinci Dünya Savaşı’nın yeni başladığı dönemde kardeşi Harry ile beraber gönüllü olarak savaşmak için Amerika Birleşik Devletleri Ordusu’na katılmıştı. Daha sonra her ikisi de Japon bombalarının eksik olmadığı Pasifik Adaları’ndaki aynı birime atanmıştı. Ama bu adalardaki bir bomba patlaması sonucunda ağır bir şekilde yaralanmıştı ve uzun tedaviler sonrasında da sağ çıksa da yüzü tanınmayacak bir şekilde parçalanmıştı.

Yüzü bandajlı bir halde bir yandan bozulan psikolojisi ile, diğer yandan da savaşma ve intikam alma hırsı ile yanıp tutuşurken kendisine gizli görev ajanı olma teklifi edilmişti. Sıra dışı fiziksel eğitimlerin yanı sıra kendisini gizleme, başka birileri gibi davranma ve yüzünün şeklini değiştirme eğitimlerine katılmıştı. Bu sayede de herkesin kimliğine bürünebilme şansına da erişebilecekti. Pentagon‘da eğitimlerini tamamlayınca yüzü bandajlı halde yeniden savaş sahasına geri dönmüştü.



Savaş alanı içerisindeyken yaptıkları ile ve yüzünün her zaman bandajlı olması sebebi ile efsanevi bir asker olarak anılmaya başlamıştı. Adolf Hitler‘den en çok nefret eden Amerikan Askeri olarak adı her yerde geçmeye başlamıştı. Görevleri esnası boyunca Arthur WilsonJack HelferSovyet AlbayYüzbaşı Richard Miller takma isimlerini de kullanmıştı ama hiçbir şekilde gerçek ismini kimse öğrenememişti.

Unknown Soldier 1, 1945 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın sonunun yaklaştığı dönemlerde Avrupa‘dayken Berlin‘e gizlice gidip Adolf Hitler‘in gizli sığınağına girmeye çalışmıştı ve başarmıştı da.

29 Nisan 1945 tarihinden itibaren Adolf Hitler‘in gizli sığınağında herkesten saklanmayı başarmıştı Tarihlerde ve gerçek hayatta, ”Adolf Hitler, 30 Nisan 1945’te Berlin’deki yer altı sığınağı Führerbunker’de kendini vurarak intihar etti. Kendisiyle birlikte eşi Eva Braun da siyanür alarak kendini öldürdü.” haberleri yer almıştı.

Ama DC Comics bu haberi kurguyla karıştırmıştı ve Unknown Soldier 1‘in Adolf Hitler‘in intihar ettiği tarih olan 30 Nisan 1945 tarihinde Adolf Hitler‘i öldürdü ve intiharmış gibi göstermişti.

Bu olaydan sonra Unknown Soldier 1‘in Berlin sokaklarından bir çatışmada öldürüldüğü haberi çıkmıştı. Daha sonra üstleri onu ölü ilan etmesinden sonra aslında hayatta olduğunu ortaya çıkmıştı. Ve bir anlığına Black Lantern olarak gözükmüştü. Sonra da bir daha gözükmemişti.



2. Unknown Soldier 2

Listemizin ikinci sırasında da Unknown Soldier olarak ortaya çıkan Unknown Soldier 2 yer alıyor. Bu karakterin bir öncekinden farkı DC Comics’de değil de Vertigo Comics’de yayınlanmasıydı. Ama bir önceki Unknown Soldier 1 ile aynı evrende yer alıyordu. Joshua Dysart ve Alberto Ponticelli tarafından yaratılmıştır. İlk kez Aralık 2008 yılında Unknown Soldier #1 – Haunted House sayısında, son kez de Aralık 2010 yılında Unknown Soldier #25 – Beautiful World, Conclusion sayısında gözükmüştü.



Unknown Soldier 1 ve Unknown Soldier 2

2000‘li yıllarında başında geçen olaylardaki Unknown Soldier 2‘in asıl adı Musa Lwanga olan bir abimiz de Ugandalı bir karakterdir.  Ancak yedi yaşındayken Amerika Birleşik Devletleri‘ne göç etmişti. Bir yetişkin olduğunda Harvard Tıp Fakültesi‘ne girmişti ve Sera adında bir Ugandalı kadınla evlenmişti. Ülkesindeki olaylara sessiz kalamayan Musa Lwanga, daha fazla dayanamayıp karısı ile beraber Uganda‘ya geri dönmüştü. Doğası gereği pasifist olan Doktor Musa Lwanga, kendi ülkesinde doktorluğunun yanı sıra bir barış eylemcisi olmuştu ve Uganda‘daki Akropol‘teki şiddet olaylarıyla parçalanmış toplulukları yeniden inşa etmek için çok çalışmıştı ve bu sebepten dolayı da konuk konuşmacı olarak Kamapla Konferansı’na katılmıştı.



Doktor Musa Lwanga, bir gün kliniğinde çalışırken Joseph Kony‘nin Lord’s Direniş Ordusu’ndan (LTD) militanlarından vahşice boğazlanmış bir genç bulmuştu. Saldırganların peşinden gitmişti. O an Musa Lwanga‘nın içinden bir şey kopmuştu ve içten içe kızgınlığının tümü şiddetli bir şiddet eylemiyle patlamıştı. Tüfeği ile saldırganı öldürene kadar birkaç kez vurmuştu. Öfkesine rağmen yaptığı şeyden nefret eden Musa Lwanga, kendi hayatını almayı düşünmüştü. Kafasının içinde bitmeyen çığlıklar dolaşmaya başlamıştı. Ve bu çığlıkları bastırmak için etrafında bulduğu bir taş parçası ile kendi kafasına da defalarca vurup durmuştu ve yüzünün parçalanmasına sebep olmuştu. 

Musa Lwanga, yaralı başını daha sonra bandajlarla sararken karşısında selefinin yani Unknown Soldier 1‘in hayaletini görmüştü. Belki de hayalet gördüğünü sanmıştı ama Unknown Soldier 1 canlı ve kanlı olarak karşısındaydı. Musa Lwanga, eline silahını alıp ona ateş etmek istemişti. Ama Unknown Soldier 1, ona kendi geçmişini anlatmıştı. 

Daha sonra da Unknown Soldier 1, Musa Lwanga‘ya yani Unknown Soldier 2‘ye bildiği her şeyi gösterip onu eğitmişti. Musa Lwanga da onun desteği ve eğitimi ile yaşadığı toprakları, Joseph Kony‘nin Lord’s Direniş Ordusu‘nun (LTD) militanlarından kurtarmıştı. 2003 yılında ise Musa Lwanga, bir gün bir çocuk tarafından kafası bir el ateş edilmesi üzerine öldürülmüştü. 



3. Unknown Soldier 3

Evet, geldik son Unknown Soldier‘ımıza. Yazının bu kısmına kadar geldiğinizde eğer yazının başında açtığınız Deep Purple‘nin efsanevi parçası olan Soldier Of Fortune şarkısı bittiyse yeniden açmanızı tavsiye ediyoruz. Bu üçüncü bilinmeye askerimizi aslında diğerlerine göre daha yakından tanırsınız. Kendisi ülkemizde de Türkçe olarak basılan Suicide Squad New 52 ciltlerinde de gözükmüştür. Hatta ekibin bir üyesi de olmuştur. 



Kendisi Jimmy PalmiottiJustin Gray ve Dan Panosian tarafından yaratılmış ve DC Comics evrenine kazandırılmıştır. İlk kez Temmuz 2012 yılında G.I. Combat Vol 3 #1 sayısında yer almıştır. Bu askerimizin de asıl kimliği bilinmemektedir.

Temmuz 2005 yılında karısı ve çocuklarıyla ile İngiltere‘de Londra‘ya tatile gitmişlerdi. Ama yer altındaki trenin kaza yapması sonucunda ailesi ve çocukları ölmüştü. Bunun üzüntüsü içindeyken Amerika Birleşik Devletleri adına Afganistan‘da savaşmaya gitmişti. Savaş esnasında arkadaşları öldürülmüştü ve kendisi de çok ağır bir şekilde yaralanmıştı. Daha sonra yeniden çatışmaya girmişti ama yaralı bir şekilde yeniden Amerikan Donanması askerleri tarafından bulunup tedavi edilmişti. Bu sefer suratı da düzelmeyecek bir şekilde hasar görmüştü. Suratını bandajla sarmışlardı ve artık kendisine de Unknown Soldier denmeye başlanmıştı.



Şimdi de Amerika Birleşik Devletleri‘nin en gizli planlarını uygulaması adına, onu Afganistan‘daki savaşta kullanmaya başlamışlardı. Büyük bir operasyon sonucunda çok büyük bir başarı elde etmişti ama bunun sonucunda da yeniden hastaneye yatırılmıştı yaraları için. Hastanede yattıktan sonra Generali tarafından gizli bir sığınağa götürülmüştü ve orada kendisine yıllar önce büyük başarılar sağlayan ve kendisi gibi yüzü bandajlı olan
Unknown Soldier 1‘in hayatı anlatılmıştı.

Daha sonra gizli görevlere devam edip Afganistan dışında da Dubai, Meksika ve Amerika‘da da görevlerde bulunmuştu. Bir yandan başarılı bir şekilde operasyonları sürdürürken diğer yandan da bandajlı yüzünün altında psikolojik bunalımlar da yaşıyordu.

Kendisini uzun süre izleyen Amanda Waller tarafından da Suicide Squad ekibine lider olması amaçla dahil edilmişti.



 Patreon’dan Bize Destek Olmak İstiyorsanız Tıklayın

 Pelerin Dergi – Şubat 2018 #6