Cumartesi, Mayıs 26

Altered Carbon Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Yarın, yani 2 Şubat 2018’de Altered Carbon dizisi geliyor. Netflix‘in bu epey yüksek bütçeli dizisi senenin iddialı yapımları arasında. Matrix, Blade Runner, Neuromancer gibi bilimkurgu içerisinde yer alan cyberpunk alt kategorisinden olan işlerle aynı minvalde. Aynı zamanda distopya özelliği taşıyan dizi kendisiyle aynı adlı romandan uyarlama. Türkçe’ye Değiştirilmiş Karbon olarak çevrilen roman İthaki‘den geçtiğimiz ay çıkmıştı. Romanın yazarı Richard K. Morgan romanı 2002 yılında yayınlamış ve 2003 yılında da bu başarısı bilimkurgu türünün en prestijli ödüllerinden Philip K. Dick Ödülü‘nü kazandırmıştı. Biz de evreni epey kompleks olan Altered Carbon dizisinde sizleri nelerin beklediğini elimizden geldiğince aktaralım dedik.




Merriam-Webster bilimkurgunun cyberpunk alt türünü ‘bilimkurgunun bilgisayar teknolojisinin gelecekteki kent toplumlarına hükmetmesi ile uğraşması’ olarak açıklamıştır.  Özellikle görsel ve anlatım yönünden Philip K. Dick’in film adaptasyonu Blade Runner ile daha iyi tanınan klasiği ‘Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi?”den epey ödünç alınmış bir hikaye. Ancak tamamen farklılaştığı nokta teknolojinin kendisi. Blade Runner uçan arabalara sahip ve gerçekçi androidlerin ahlaki ikilemlerini işler iken, teknolojisi dayanıklı ve oturmuştu, adeta kumlu ve yaşıyor gibiydi. Fakat Değiştirilmiş Karbon’un cyberpunk teknolojisi mukayese edilecek olursa daha steril ve medikal bir gelecekte ‘Bir ruh nedir?’ etik ikilemini işlemesiyle bizleri yeni ve ilginç yerlere götürecek.

Takvimlerimizi 26. yüzyıla alalım. Ölüm pratikte geçmişte kalmış bir şeydir. Tıbbi teknolojideki yenilikler doğumda her insanın, “yığın” olarak bilinen “kortikal yığın” ile donatılmış olmalarını sağlar; bu da sizin anılarınızı, yeteneklerinizi, zekanızı ve sizi ‘siz’ yapan sinirsel dürtülerinizin genel durumunu kaydetmeye başlar. Ölüm bedeninize çöktüğünde, yığınınız basitçe çıkarılır ve yeni bir ‘kılıf’a yerleştirilir. Buna ‘Re-Sleeving’ denmektedir. Kitabı alıp okumadan bu kelimeyi nasıl çevireceğimi bilemedim; ‘Kılıflama’ diye çevrilebilir belki. Buna rağmen günümüzdeki kapitalizm gelecekte de devam ettiğinden bütün kılıflar eşit olarak yaratılmamaktadır. Zenginler kendilerinin sınırsız klonlarını karşılayabilmektedirler ve bu klonlar galaksinin dört bir yanındaki yüksek güvenlikli kilitli depolara yayılmışlardır. İnsanların büyük çoğunluğu ise yeni kılıflarını seçemezler, sadece mevcut olan kılıflar onlara atanır. Bu da demektir ki bir bebeği yaşlı bir bedene aktarabilir veyahut kendinizi farklı ırk, cinsiyetten bir bedende bulabilirsiniz. Peki bu kılıflar nereden gelmektedirler, son derece fakir olanlardan. Re-Sleeving’in parasal maliyeti vardır ve karşılayamazsanız (veya hapse giderseniz), ölüm üzerine kılıfınız uyku moduna geçirilir. Eğer aileniz birlikte parayı karşılayabilirse, siz Sanal Gerçeklik’te uyanabilir ve arkadaşlarınız, aileniz buna bağlanarak sizinle vakit geçirebilirler. Her halükarda kılıfınız bedeninizden çıkarıldığında boş kılıf artık sizin mülkiyetinize ait değildir ve Re-Sleeving sistem içerisine çevrilir. Yani bilinciniz bir telefon gibidir, kılıf değiştirebilir, uyku moduna geçebilir.




Peki bu kılıfları neden basitçe sentetik bedenlere veya androidlere yerleştirmiyoruz? Bunu her zaman seçebilirsiniz fakat bazı tuhaf yan etkileri de mevcut. Bir Barbie bebeği olarak uyandığınızı hayal edin, ya da Franz Kafka’nın Gregor Samsa karakteri gibi hamam böceği olarak. Bütün hareketleriniz kısıtlanacaktır. Bu yüzden sentetik kılıfların tercih edilmesi biraz zor. Bunun yanında insan popülasyonunun patlamış olması sonucu insanlığın yıldızlara ulaşması, koloniler halinde galaksiye yayılması sürpriz olmasa gerek. Hatta sonunda insanlık radyo dalgaları yoluyla bir gezegenden diğerine gidebilmek için aktarılabiliyor. Bu da demek oluyor ki başka bir dünyaya tatile çıkabilirsiniz, tabi başkasının bedeninde. Ölmeniz için tek bir yol var, yığınınız yok edilmeli ve yedeğiniz olmamalı. Ya da eğer Katolikseniz, onların dinlerine ve yaradılışa aykırı olduğu gerekçesiyle kortikal yığınları ile donatılmayı reddetmeleri gibi ölebilirsiniz.

Altered Carbon kendisi Enjoy (Keyif Alma) projesinin bir parçası olan eski özel kuvvetler askeri Takeshi Kovacs‘ın hikayesi. Onları kendi zamanlarının Black Widow Programı olarak düşünebilirsiniz. Bir görevin kötüye gitmesi sonrası, Kovacs 200 yıl kadar dijital bir hapisaneye ‘inmiş’. a .%00001 elite bir üye olan Isaac Bancroft tarafından sonsuz uykudan çekilmiş. Ölümsüz etkili olan Bancroft şaşkındır çünkü kendi evinde öldürülmüştür. Öldürülmesi önemli değildir zira Bancroft’un yedek yığınları günlüktür. Tek sorun, Isaac’in katilin kim olduğunu bilmemesidir. Bunu kim yaptıysa, hafıza yükleyicilerinde bir boşluk olduğunu ve tespit edilmemek için onu bilinç kaybı döneminde öldürmesi gerektiğini biliyordur. Sadece eski bir Enjoy’un özel yetenekleri bu kadar alçak bir arkadaşımızı bulabilecektir. Kovacs’ın bu suçu çözebilmesi için bir bitiş tarihi vardır, ayrıca polislerle birlikte çalışmak zorunda kalırken yeraltı dünyasının gölgeli iş ilişkilerinin ortasında kılıfına kin güden sırnaşık bir Yapay Zeka ile de uğraşmak zorunda kalacaktır.




Roman tamamen Takeshi Kovacks’ın zihninin içinden aktarılıyor. Harlan’ın Dünyası’nda doğmuş olan Kovacs bir yarı-Macar, yarı Japon. Fakat bir kez Bancroftlar tarafından işe alınınca (Daha ziyade sahiplenilince) Kovacs beyaz bir adamın vücuduna yerleştirilir. Romanda Kovacs’ın en azından bir kere bir kadının bedenine yerleştirildiği de anlatılıyor. Bunların hiçbirini televizyon gibi görsel bir ortamda oynamak kolay değil. Kastta bir beyazın bedenindeki Japon’u oynamak üzere Joel Kinnaman’ın yer alması işleri dengeliyor. Dizi bilhassa Ghost in the Shell’in yapamadığını yaparak daha sert bir beyaz eleştirisi gözler önüne serecek gibi görünüyor. Altered Carbon’un ana teması zihnin/ruhun nerede bitip bedenin nerede başladığının keşfi. Yığınınızı üç farklı bedene aktaracak olursanız, çekici bir kişiye karşı üç farklı feromon reaksiyonu gösterecek, üç farklı bilinçaltının tiklerine sahip olacak ve üç farklı bedenin fiziksel bağımlılıklarını taşıyacaksınız.




Altered Carbon hakkında her şeyi elimizden geldiğince anlattık. Size izlemek düşüyor. Yorumlarınızı esirgemeyi unutmayın. Dizi yarın Netflix’te gösterimde, iyi seyirler sevgili bilimkurgu ve cyberpunk severler.

Pelerin Dergi – Ocak 2018 #5